KozmoDermo

KozmoDermo Slide-Show: “Meme Problemleri”

  • Bu slide show “ St|herb ” sponsorluğunda hazırlanmıştır. Kozmodermo.com’ a katkılarından dolayı, St|herb Yetkilileri’ ne teşekkürler!

    Sağlıklı, hacimli ve güzel göğüsler için, mutlaka St|herb ile tanışmalısınız. Slide’ ı izleyerek tek sorulu anketimizi dolduranlar arasından yapılacak çekilişle, 3 şanslı Kozmodermo Üyesi, St|herb Göğüs Bakım Ürünlerinden kazanacak. İyi Şanslar!

  • Kadınlarda Ergenlikle Beraber Meme Problemleri Başlar…

    Meme gelişimi genç kızlarda, ergenliğe geçişin ilk belirtilerindendir. İki memenin birbirini izleyen zaman aralıklarında ardı ardına büyümesi, yani birbirinden farklı boyutlarda olması, sıkça rastlanan problemlerdendir. Ancak ileriki dönemlerde, bu konuda çok daha büyük sorunlar yaşanabilecektir. Bazı genç kızlar için “büyük göğüsler” utanç kaynağı olurken, bazıları için “küçük göğüsler” problem haline gelebilir.

  • Sonra da Hayat Boyu Farklı Şekillerde Karşımıza Çıkmaya Devam Eder.

    Maalesef göğüslerle ilgili şikayetler sadece bunlarla sınırlı kalmamakta; kadınların ileriki yaşamlarında da farklı açılardan gündem oluşturmaya devam etmektedir. Tıbbi ve bilimsel değerlere bağlı kalarak irdelenen bu bölümde; estetik bakış açıları yanında, göğüslerde sık rastlanan tüm sağlık sorunları hakkında, sizleri bilgilendirmek isteriz.

  • Memelerde Ağrı – Mastodini

    Adet öncesinde, 20’ li – 30’ lu yaşlar sonrasında, göğüslerde dolgunluk ve ağrı hissedilmesi; kadınların sık yaşadığı problemlerdendir ve bu durum genelde menopoza kadar sürer. Bu rahatsızlık, bazılarının günlük aktivitelerini bile engelleyebilir. Araştırmalar, bu kişilerin göğüs dokularının, menstrüasyon öncesi hormon düzeyi değişikliklerine çok duyarlı olduğunu göstermektedir.

    Bu tip şikayeti olanlarda, premenstrüel dönemlerde, fazla hareketli aktivitelerden kaçınılması ve geceleri sütyen kullanılması tavsiye edilir.

  • Meme Altları ve Koltuk Altlarında Kızarıklık – İntertrigo

    Aşırı terleme ve havasız kalma sonucu, ciltte tahriş ve üzerine mantar veya bakteri yerleşmesi ile gözlenir. Bu durumlarda, uzman bir doktorun muayenesi yanında, şu önlemler de alınabilir: • “%100 Pamuk “ iç çamaşırları kullanılır.
    • Bu bölgelerin günlük temizliği “hassas cilt” özelliği taşıdığı göz önünde bulundurularak yapılır.
    • Kullanılan bakım kremi veya parfüm tarzında kozmetiklerin, alerjen olmamasına dikkat edilir.
    • Obezite sorunu olanlar, bunu kontrol etmeye çalışır. 

  • Küçük Göğüsler

    Çağımızda bir çok kadın “küçük göğüs” sorunundan muzdariptir. Yapılan araştırmalarla, erkeklerin çok büyük bir kısmının kadınlarda büyük göğüsleri daha seksi buldukları bilinmektedir.

    Küçük göğüslü bayanlar göğüslerini büyük göstermek için her ne kadar sütyen veya kıyafet hilelerine başvursalar da, partnerleri ile yatağa girdiklerinde çıplaklık halinde partnerinin göğüslerini beğenmeme olasılığı, psikolojik açıdan hepsini etkilemektedir. Bu tip rahatsızlığı olanlar aşağıda sıralanan yöntemlerden birini tercih edebilirler:
    • Destekleyici içi çamaşırları ve protezler,
    • Göğüsleri sınırlı bir süre için nispeten büyüten kremler,
    • Plastik ve rekonstrüktif cerrahi müdahale ile, meme arkasına protez yerleştirilmesi.

  • Büyük Göğüsler.

    Küçük göğüsler kadar, normalden büyük göğüsler de kadınlar için problem yaratır. Göğüslerinin ağırlığından dolayı, postüral problemler yaşamaları dışında; bu kişiler rahat spor yapamazlar, kıyafet seçiminde problem yaşarlar.

    Büyük memeye sahip olmak isteyen kadınların sayısı daha fazla olmasına rağmen ne var ki, iri göğüslü kadınlar da göğüslerinin oluşturduğu kamburdan ve aşırı yükten bir o kadar şikayetçilerdir. Büyük göğüsler her ne kadar seks sembolü olarak da değerlendirilirse de sırt ağrısı, kamburluk yada göğüs sarkması gibi rahatsızlıklara yol açtığında iş değişir.

    “ Meme küçültme ameliyatı “ sözü edilen sıkıntılara nokta koyabilir. “ Meme estetiği “ göğüslerin biçimini düzeltmekle kalmayıp, aynı zamanda hastayı iri memelerin verdiği fiziksel sıkıntılardan da kurtarır.

  • Sarkık Göğüsler

    Yaşlanma ile beraber; kilo alıp vermeler, emzirmeler, cilt elastikiyetinin azalması ve çatlaklar sonucu, kimilerinde 30 yaşlarından itibaren, kimilerinde daha geç dönemlerde göğüsler sarkar. Küçük göğüsleri protezle destekleyerek, şişmanlarda ise meme küçültme cerrahisi uygulayarak, memeleri gerdirici ve dikleştirici cerrahi uygulamalar yapılmaktadır.

    Bununla beraber, genç bayanlar göğüslerin erken dönemlerde sarkmaması için şu önlemleri alabilir:
    • Destekleyici içi çamaşırları ve protezler,
    • Göğüsleri sınırlı bir süre için nispeten büyüten kremler,
    • Plastik ve rekonstrüktif cerrahi müdahale ile, meme arkasına protez yerleştirilmesi.

  • Meme Uçlarındaki Problemler

    Bu sorunlar, meme ucunun küçük veya içe çekik veya normalden büyük olması şeklinde 3 ana grupta toplanabilir. İlk 2 grupta daha çok emzirme ile ilgili problemler yaşanırken; meme uçlarının göğüs dokusuna göre büyük olması, hastalar tarafından kozmetik bir sorun olarak algılanmaktadır.

    Emzirme ile ilgili sorunların çoğu, bebeğin emme gücünün artması ve meme ucunu basınçla dışarı çekebilmesi ile çözümlenmektedir. Fazla büyük meme uçları ise, ufak cerrahi müdahalelerle küçültülüp dikleştirilebilmektedir.

  • Memenin Fibrokistik Hastalığı

    Fibrokistik hastalık, memede fibrokistik değişiklerle giden ve üreme çağındaki bir çok kadında ( % 30 - 50 ) izlenen bir durumdur. En sık karşılaşılan yakınma, genellikle her iki memede görülen, adet dönemi öncelerinde belirginleşen, ele gelen kitleler ve ağrı hissidir.

    Fibrokistik hastalığın kesin tanısı meme biyopsisi ile konur. Biyopsi sonucu mikroskop altındaki patolojik incelemede “ atipisi olmayan fibrokistik değişikliklerin saptanması “ kesin tanı koydurucudur.

    Son dönemlerdeki çalışmalar, ‘ fibrokistik hastalık’ ın önceden belirtildiği gibi, ileriki yaşlarda meme kanseri riskini arttırmadığını kanıtlamıştır. Ancak meme dokusunun içinde oluşan kitlelerin ayırtedilmesini zorlaştırarak, meme kanseri tanı ve tedavisini geciktirebilmektedir. Dolayısıyla, fibrokistik hastalığa sahip kadınlar, meme kontrollerine daha da bir özen göstermelidir.

  • Meme Kanseri

    Yaşamı boyunca kadının memesinde bir sertlik fark etmesi ya da ağrı gelişmesi, sık rastlanan bir durumdur. Memede fark edilen sertliklerin, kitlelerin ve değişikliklerin büyük bir çoğunluğu kanser değildir. Eğer kanserse bile; meme kanseri, en kolay taranabilen ve erken teşhis ile hayat kurtarılabilen bir kanser türüdür. Yayılmadan önce, erken tespit edilirse, hasta % 96 yaşam şansına sahiptir. Meme kanserine karşı en iyi koruyucu yöntem, erken teşhisdir.

    Her 8 kadından birinin hayatının belirli bir zamanında meme kanserine yakalanacağı bildirilmektedir. Erkeklerde de görülmekle beraber, kadın vakaları erkek vakalarından 100 kat fazladır. 1970' lerden bu yana meme kanserinin görülme sıklığında artış yaşanmaktadır ve bu artışa modern, Batılı yaşam tarzı sebep olarak gösterilmektedir. Kuzey Amerika ve Avrupa ülkelerinde görülme sıklığı, dünyanın diğer bölgelerinde görülme sıklığından daha fazladır.

  • Aylık meme muayenesi

    20 yaşın üzerindeki tüm kadınlar, ayda bir kez, mutlaka “kendi kendilerine meme muayenesi” yapmayı alışkanlık edinmelidirler. Çünkü, kadın popülasyonun ölüm sebepleri arasında, meme kanseri ilk sıralardadır ve erken tanı % 96 hayat kurtarıcıdır. Adet görenler bu muayeneyi, adet bitiminde uygularken, menopozda olanlar veya düzensiz adet görenler, kendileri bir gün belirleyerek, her ay bu muayeneyi tekrarlamalıdır.

    Muayene gözle ve elle olmak üzere 2 ana kısımda özetlenebilir. Gözle muayene, kollar iki yanda serbest ve kolları yukarı kaldırarak, ayna karşısında yapılır. Elle muayene ise ayakta ve yatarak uygulanır.

    Memelerde ve koltuk altlarında şişlik, asimetri, akıntı gözden kaçırılmamalıdır.

  • Mamografi ve meme ultrasonu

    Mamografi; özel bir röntgen aygıtı ile memelerin röntgen filminin çekilmesi işlemidir. Memedeki kanser yada kanser dışı nedenlere bağlı olarak ortaya çıkan şişliklerin erken dönemde teşhis edilmesinde önemli rol oynar. Kendi kendine ya da bir hekimin muayenesinde ele gelebilecek büyüklüğe ulaşmamış şişliklerin ( kitlelerin ) saptanmasında mamografi çok yararlıdır.

    40 yaşından sonra, eğer doktor gerek görüyor ise mamografi yapılır. Mamografi ile alınan radyasyonun meme kanseri riskini arttırdığına dair çalışmalar da mevcuttur. Ancak tıp dünyasında maalesef bu konuda hala çelişkili araştırma sonuçları gündeme gelmektedir. Bazı otoriteler 55 yaş sonrasında, rutin yıllık mamografi önerirken; bazıları 40 yaş sonrası 2 yılda bir çekim önermekte; bazıları ise, bunun zararlarına dikkat çekmekte ve kişinin her ay kendi kendine ve yılda bir uzman doktor tarafından yapılacak muayenelerle, en sağlıklı bir şekilde izlenebileceğini savunmaktadır.

    Ultrasonografi ise, yüksek hızlı ses dalgaları ile meme dokusunun incelenmesi olup mamografi ile birlikte kullanıldığında daha yararlı olmaktadır. Mamografide saptanan kitlenin kist ( içi sıvı dolu keseye kist denir ) veya solid ( içinde sıvı yerine doku bulunan kitleye solid kitle denilir ) özellikte olduğunu ortaya koyar. Ayrıca solid kitlelerin, kanser veya kanser dışı başka bir iyi huylu tümör olup olmadığını ortaya koymada, mamografiye yardımcı olur. Sonuç olarak mamografi ve ultrasonografi; gerektiğinde birbirini tamamlayan iki teşhis aracıdır.

  • Bu slide show “ St|herb ” sponsorluğunda hazırlanmıştır. Kozmodermo.com’ a katkılarından dolayı, St|herb Yetkilileri’ ne teşekkürler!

    Sağlıklı, hacimli ve güzel göğüsler için, mutlaka St|herb ile tanışmalısınız. Slide’ ı izleyerek tek sorulu anketimizi dolduranlar arasından yapılacak çekilişle, 3 şanslı Kozmodermo Üyesi, St|herb Göğüs Bakım Ürünlerinden kazanacak.

    Anket Zamanı!»

© 2011 KozmoDermo

Bu slayt bölümünde yayınlanan bilgiler, KOZMODERMO Kozmetik Sağlık Hizmetleri Ltd. Şti. tarafından düzenlenmiş olup kopyalanması halinde yasal işlemlere başvurulacaktır. Bu sayfalar, Kozmetik Dermatoloji ile ilgili bilgi sağlamak amaçlıdır, doktorların yapacağı tanı veya tedavilerin yerine geçmez. Tanı ve tedavi amacı ile muhakkak bir hekime başvurulmalıdır.