Kozmetik ve Ekonomi

Türkiye'de kozmetik sektörü, son 10 yılda hızlı bir büyüme ve gelişme kaydetti. özellikle genç nüfusun kişisel bakım ürünlerine yönelmesi, bu ürünlere olan talebi gitgide arttırmaktadır. Yapılan istatistiklerde, kişisel bakım ürünü kullananların % 47' sinin, 18-34 yaş grubunda yer aldığı gözlemlenmektedir.

Ülkemizde, yıllık % 15-20 büyüme hızı gösteren ve 1 milyar dolarlık hacme ulaşan dermokozmetik pazarı, yine de Avrupa' nın yanında sönük kalıyor. Kişi başına genel kozmetik tüketimi, Avrupa insanınkine oranlandığında, 1/15 gibi bir rakamla karşılaşılıyor. Bu oran, şampuanlar için 1/5, yüz bakım ürünleri için ise 1/50 şeklinde değişiyor. Türkiye' deki evlerin sadece % 10' unda deodorant kullanılıyor.

Türkiye'de sektörün, yüzde 18'lik KDV ve yüzde 20'lik ÖTV oranları yüzünden sıkıntı çektiği, uzmanlar tarafından belirtilmekte. Türkiye bu alanda, vergi oranları açısından dünya şampiyonu konumunda. Muhafazakar kesimin büyük bölümü kozmetiği dışlıyor. Ayrıca, tüketiciye tanıtımda kullanılacak olanreklam mecralarının, aşırı tutucu bir şekilde reklam kurulu tarafından denetlenip, firmalara büyük cezaların tatbik edilmesi, dolayısıyla yeterince reklam yapılamaması da, sektörün gelişmesini engelliyor.

Her ne kadar bu işin ticareti ile uğraşanlar, ülkemizdeki şartlardan şikayetçi olsalar da; kozmetik dünyası yüzyıllardır yaptığı gibi; parfümüyle, yağıyla, iksiriyle, masajıyla her daim yanımızda. Ve daha çok uzun yıllar boyu bize eşlik edecek gibi..

Sizce de öyle değil mi?

Geri Dön