Spor ve Cilt

Günümüzde spor ve bedensel egzersizler, sağlıklı ve antiaging yaşamın vazgeçilmez bir parçası halindedir. Ancak stres ve gerginliğimizi azaltarak, cildimizde dolaylı yoldan pozitif etkiler yaratan bu faaliyetlerin, bilinçsizce yapıldığında bazen olumsuz yan etkiler de oluşturabildiği gözlenmektedir.

Terleme artışı
Terleme artışı, ciltte ısı ve nem fazlalığına yol açarak bakteri, mantar vb. mikroorganizmaların çoğalmasına zemin hazırlar. Sodyum ve benzeri mineral tuzların uzun süre deride kalması ile cilt kuruyabilir. Alerjik ve kontakt dermatit sıklığı artar. “ Aluminum chlorhydrate ” veya            “ aluminum chloride “ içeren antiperspiran sprey ve pudralar terleme ve fazla nemi engelleme amaçlı olarak kullanılabilir. Spor sonrası hemen yıkanma ve kuru, temiz giysilerin giyilmesi oluşabilecek yan etkilerden korunmak için mutlaka gereklidir. 

Soğuk yanığı
Kayakçılarda ve dağcılarda sıkça rastlanır. Özellikle kulaklar, yanaklar, burun, el ve ayaklar iyi korunmalı; çift katlı, kalın ve üste yapışmayan giysiler tercih edilmelidir. Böyle bir durumla karşılaşıldığında, mümkün olduğunca çabuk ısıtılmalı, ancak masaj vb. ovma hareketlerinden kaçınılmalıdır; çünkü fark edilmeden, donmuş dokulara zarar verme olasılığı yüksektir. 

Güneş yanığı, erken yaşlanma, cilt kanseri
Güneş yanığı, açık hava sporlarında en sık rastlanan olumsuz durumdur. Bisiklet, dağcılık, yürüyüş, kayak, beyzbol, golf, tenis gibi, genelde gün ortası yapılan sporlarda daha yüksek oranlarda görülür. Uzmanlar öğle ve civarı saatlerin ( 10:00-16:00 arası ), UV ışınlar açısından en tehlikeli dönemler olduğunu vurgulamaktadırlar. Gündüz ve açık havada yapılan tüm aktiviteler sırasında, mutlaka güneşten koruyucu kremler ( en az SPF 15 ) kullanılmalıdır. Bu sayede güneşin, ciltte erken yaşlanma, melanom gibi cilt kanserlerine neden olması da engellenebilir.  

Kuru cilt
Biraz evvel bahsettiğimiz gibi terleme artışı sonucu, sodyum ve benzeri mineral tuzların uzun süre deride kalması ile cilt kuruyabilir. Bu yüzden spor sonrasında, uygun sabunlar ve şampuanlar ile hafif bir duş alınmalı ve ciltte kalan su tamamen kurulanmadan, yine uygun kozmetik ürünler ile nemlendirilmelidir.  

Ayak problemleri
Ayak kokusu, sporcularda sıkça karşılaşılan bir sorundur ve yine terleme artışı ile yakından ilgilidir. Antiperspiran sprey ve pudralar kullanılabileceği gibi, çift katlı, iç tarafı pamuk dışı akrilik çoraplar giyilmeli;  yapılan spora uygun ve de özellikle dar olmayan ayakkabılar satın alınmalıdır. Aksi takdirde, “ atlet ayağı “ adı verilen, topuklar, parmak uçları gibi basınç bölgelerinde nasırlaşmalar, dermatitler, kemik deformiteleri, yoğun ayak kokusu ile karakterize bir tabloyla karşı karşıya kalabiliriz.

 İnfeksiyonlar
Sürekli spor yapan kişilerde, özellikle derinin üst üste bindiği yerler, yani koltukaltı, kasıklar gibi bölgelerde, başta mantar enfeksiyonları olmak üzere bir çok enfeksiyonun görülme sıklığı artar. Bunlardan bir diğeri ise, kıl kökü iltihabı veya folikülit ( çıban ) adı  verilen durumdur. Güreşçilerde “herpes simplex “ ( uçuk ) ve “ impetigo “ benzeri infeksiyonlar sıkça görülür. Ağırlık kaldıranlar veya diğer mekanik aletlerle çalışanlarda, aynı aletlere temas etmeden dolayı, kişiden kişiye mikroorganizmaların bulaşma olasılığı artar. Böyle durumlarda hekiminize danışmanız en uygun çözüm olacaktır. 

Egzersize bağlı akne
Bu tip akneler, ortamdaki hava kirliliği veya ağır makyaj malzemeleri kullanımı sonucu, cilt gözeneklerinin tıkanması sonucu oluşur. Bu yüzden, temiz ortamlarda ve mümkün olduğunca makyaj malzemesi kullanılmadan spor yapılmasına özen gösterilmelidir.

Kontakt dermatit
Likralı ve naylonlu giysiler hem terlemeyi ve nemi arttırarak, hem de hareketler sırasında tenimize sürtünerek dermatit oluşumuna neden olabilirler. Dolayısıyla, bu durumlarda sürtünmeyi en aza indirgemek amacı ile, akrilik giysiler tercih edilmelidir. Dermatit oluşan bölgeye ise, uygun kozmetiklerle nazikçe yıkandıktan sonra, “salicylic acid “ ve “ resorcinol “ içeren ürünler uygulanılabilir. Özellikle koşucularda, atletlerin sürekli göğüs uçlarına çarpması ile oluşan “ koşucu göğsü “ denilen, klinik bir durum bile mevcuttur. Tenisçilerde, raket tutulan elde görülen dermatit de konuya bir örnek teşkil edebilir.

Saç problemleri
Yine açık havada yapılan sporlarda, rüzgar, aşırı güneş, hava kirliliği gibi olumsuz dış ortam şartları, cildimiz yanında saçlarımızı da yıpratır. Bunun yanında, su sporları ( özellikle havuzda ) yapanlarda, saçlarda yeşile çalan bir renk değişikliği gözlenebilmektedir: Yüzücü saçı. Özellikle gri, beyaz veya sarı saçlı kişilerde, sıkça havuz suyuna maruz kalmadan ötürü, suda bakır iyonları mevcudiyeti sebebi ile, saç yeşilimsi bir renk alır. % 2-3 hidrojen peroksit ile saçı 30 dakika kadar bekleyip yıkamak tavsiye edilse de; bu, saç renginin aşırı açılmasına sebep olabileceğinden, havuzdan çıktıktan sonra kullanmak üzere, bir takım özel şampuanlar üretilmiştir.

Geri Dön