Obezite ve Cilt

Dünya nüfusu kontrol edilemez bir şekilde artarken, insanlık çok yaygın bir sağlık sorunuyla karşı karşıya kalmaktadır: Şişmanlık ( Obezite ). WHO ( Dünya Sağlık Örgütü ) verilerine göre ( 2005 ), tüm dünyada yaklaşık 1,6 milyar erişkin ( 15 yaş üstü ) “ aşırı kilolu “, bunların içinden 400 milyonu ise “ obez “ sınıfına girmektedir. Katlanarak büyüyen bu sağlık sorunu, sadece gelişmiş değil, gelişmekte olan ülkelerde de kendini göstermekte; ekonomik, sosyolojik, psikolojik, tıbbi vs. bir çok boyutuyla yaşamımızı etkilemektedir. Sanayileşme, ekonomik gelişmeler, besin pazarlarının globalleşmesi, iş ve ev hayatının mekanikleşmesi, batı kökenli yüksek kalorili “ fast food “ tarzı besinlerin tüketilmesi, sorumlu etkenler olarak saptanmaktadır. Genetik faktörlerin önemini de ispatlayan bir çok çalışma mevcuttur.Ancak kısaca özetlersek, obezite, alınan enerjinin harcanan enerjiden ( bazal metabolizma, egzersiz, çalışma şartları vs. ile değişen ) fazla olması sonucu, bu fazlalığın vücudumuzda yağ şeklinde birikmesine veya depolanmasına verilen addır.

Obezite veya şişmanlığı objektif bir şekilde değerlendirmek için, “ BMI “ denilen parametreden yaralanılmaktadır ( BMI: Ağırlık / (Boy)2 ):
BMI 18,5 altında ise kişi zayıf,
BMI 18,5-24,9 arasında ise normal,
BMI 25-29,9 arasında ise hafif şişman,
BMI 30 ve üzerinde ise şişman ( obez ) olarak sınıflandırılır.

Kadınlarda ve erkeklerde, bazı spesifik bölgelerin daha fazla yağlanması, bölgesel şişmanlama olarak adlandırılır. Nedeni, bu bölgelerde yağ hücresi sayısı ve hücre büyüklüğünün farklı olmasıdır.Erkeklerde bölgesel yağlanma; gıdı-ense, meme
( pseudojinekomasti ),karın ve bel çevresi olmak üzere 4 ana bölgeyle sınırlanabilir. Kadınlarda yağ dokusu ise daha çok odaklı bir yerleşim gösterir: karın, bel, basen, kalça, iç uyluk, dış uyluk, diz içi, üst kol. Diyet ve sporla bir miktar azalsa bile, sıklıkla tam olarak kaybolmaları mümkün değildir. Bu türden şikayeti olan kişiler sıklıkla çok kilolu değildir. Çünkü kilo arttıkça, genel olarak yağlanma başlayacağı için bölgesel fazlalıklar görünmez olur. Hastanın konturları da kaybolur.

Bölgesel olarak yağ birikimi daha çok göbek ve etrafında lokalize olanlar ( elma tipli ), kalça veya bacakları daha kilolu “ armut tipli “ olarak tanımlanan şişmanlara göre, sağlık açısından daha fazla risk altındadırlar. Obezlerde diğerlerine göre oluşma sıklığı artan hastalıklar şunlardır:
Yağlı Karaciğer
Hipertansiyon
Kalp ve Damar Hastalıkları
Tip 2 Diyabet
Ayak Problemleri ( plantar keratoz, onikomikoz vb. )
Fiziksel, Sosyal ve Psikolojik Problemler
Kısırlık Problemleri
İnme vb. Serebro Vasküler Hastalıklar
Metabolik Sendrom
Gebelik Komplikasyonları
Safra Kesesi Hastalıkları
Artroz vb. Eklem Rahatsızlıkları
Uyku Apnesi vb. Solunumsal Hastalıklar
Bazı Kanserler ( özellikle meme, kolon-kalın barsak, endometrium-rahim kanserleri )

Obezite ve Cilt
Şişmanlık bir takım cilt sorunlarını da beraberinde getirebilir. Cilt hassasiyeti, ısı regülasyonu, deri damarlanması üzerine negatif etkileri mevcuttur. Obezlerde sıklığı artan dermatolojik hastalıklar şunlardır :
Achantosis nigricans ( özellikle ense, koltukaltı ve meme altı bölgelerinde kadife görünümlü renk koyulaşması ile seyreder. )
Psöriasis
Staz dermatiti ve staz ülserleri ( alt bacaklarda kronik venöz yetmezlik ile birlikte görülür ve taba-kırmızı arası renk değişikliği ile farkedilir. Elephanthiasis, ülserleşme gibi sonuçları olabilir. )
Candida, intertrigo, tinea cruris, onikomikoz vb.mantar enfeksiyonları ( koltukaltı, kasık, meme altları gibi, obezlerde daha nemli, basınca ve sürtünmeye maruz kalan bölgelerde bu enfeksiyonların kolayca gelişmesi beklenir. )
Bakteri enfeksiyonları ( fronküloz, folikülit, selülit, lenfanjit, nekrotizan fasiit )
Lenfödem ( lenfatik damarların genişlemesi, dolayısıyla lenf geri dönüşünün yavaşlaması sonucu oluşur. )
Gazlı Gangren
Acrochordonlar ( fibroepitelyomlar, özellikle şişman kadınlarda boyun bölgesinde görülen saplı, iyi huylu, siğil benzeri oluşumlardır. )
Planter hiperkeratoz ( fazla basınç sonucu ayak topuğu, parmak uçları, plantar arkusta odaklanan hiperkeratoz, yani bir nevi aşırı nasırlaşmadır. )
Dekübitüs ülserleri
Çatlaklar
Yara iyileşmesinin yavaşlaması

Tedavi
Küçük porsiyonlu, bol öğünlü, gündüz ağırlıklı, meyve ve sebze gibi doğal ürünlerden zengin ve az kalorili bir beslenme planı
Diyette tuz, şeker ve doymuş yağların kısıtlanması
Bol sıvı tüketimi ( özellikle öğün öncesinde )
Fiziksel aktivitelerin arttırılması
Televizyon ve bilgisayar oyunları gibi pasif etkinliklerin azaltılması
Mucize diyetlerden uzak durulması
Selülit giderici krem vb. lokal uygulamalar
Masaj
Mezoterapi
Lipoliz
Karboksiterapi
Liposuction vb. plastik cerrahi uygulamalar.

Geri Dön