Kozmetik Tedavi Yöntemleri - Lazer Tedavileri

Dermatoloji'de lazerler, ilk kez 40 yıl önce kullanılmaya başlanmıştır. İlk olarak Argon ve karbondioksit (CO2) lazerler, iyi huylu doğumsal damar benlerini (portwine stain ve hemanjiom gibi) tedavi etmek için kullanılmıştır. Bu lekeler tedavi ile bir miktar iyileşebilmekle beraber, yerlerinde kabul edilemeyecek oranda yara izi kalmıştır. Son 20 yılda lazerlerin gelişimi, bir çok durumun (doğumsal damarsal veya kahverengi lekelerin, dövmelerin, yara izlerinin ve kırışıklıkların) tedavisinde bir devrim yaratmıştır.

Lazer ışığının özellikleri nelerdir?
Türkçeye lazer olarak geçen ama aslında İngilizce'de LASER olan terim, "Light Amplification by the Stimulated Emission of Radiation" kelimelerinin baş harflerinden oluşan bir akronimdir.
Lazerler aşağıdaki özellikleri taşıyan yüksek yoğunluktaki ışınlardır:
Monokromatik: tek dalga boyuna sahiptir.
Koherent: Işık dalgaları aynı fazdadır.
Collimated: Işık paralel olarak yayılır.
Lazer ışığı, çok küçük nokta halinde yüksek enerji ile odaklanabilir. Lazer ışığı gaz (örneğin argon, kripton, karbon dioksit), sıvı (örneğin dye (boya) lazerler) veya katı (e.g. ruby, neodymium:yttrium-aluminium-garnet, alexandrite) bir ortam içeren bir optik boşlukta üretilir. Lazer ortamındaki moleküller hareket geçirildikten sonra; hareketsiz hale geldiklerinde ışık fotonu saçarlar. Farklı lazer ortamlarında tek bir dalga boyunda lazer ışığı üretilir ve bu ışık, görünür ışık aralığından (400-700 nm) infrared ışık aralığına (700 nm üzeri) kadar uzanır.
Damarsal deri lezyonları oksijenlenmiş hemoglobin denen bir maddeyi bulundurur ki; oksijenlenmiş hemoglobin, 418, 542 ve 577 nm dalga boyundaki görünür ışın tarafından gayet iyi emilir.

Derideki kahverengi oluşumlar, melanin denen koyu renkli bir pigmenti içerdiklerinden, görünür ve infrared ışığı emerler. Infrared lazerler oldukça hasar veren lazerlerdir, çünkü hücre içi ve hücreler arasında bulunan su tarafından absorbe edilirler.
Etraf dokuya hasar vermeden hedef hücreleri harap etmek, lazer tedavisinin ana amacıdır.

Lazer tipleri nelerdir?

Deriyi tedavi edebilen bir çok lazer tipi bulunmaktadır. Eski devamlı atım (continuous wave=CW) veya yalancı devamlı (quasi-continuous wave=QCW) atım üreten CO2 ve argon lazerler, şimdi yerlerini aralıklı atım yapan lazerlere bırakmışlardır. Lazerlerin dalga boyu, atım süresi ve hedef doku tarafından emilim özellikleri, hangi klinik durumlarda hangi tedavinin yapılabileceğini belirler.

Lazer Tipleri
Lazer Kaynağı
Dalga Boyları

CW: Bu lazerler sürekli bir ışık dalgasını uzun süreli olarak yayarlar.
CO2 - 10,600 nm
Argon - 488/514 nm

Yalancı devamlı (quasi-continuous wave=QCW): Bir pencere vasıtasıyla CW atımı segmentlere bölünür ve lazer ışığı aralıklı olarak verilir.
Potasyum-titanil-fosfat (KTP) - 532 nm
Copper/bromide - 510/578 nm
Argon-pumped tunable dye (APTD) - 577/585 nm
Krypton - 568 nm

Pulsed (Atımlı)*: Bu tip lazerlerde yüksek enerjili oldukça kısa atımlar ve aralarında uzun bekleme aralığı ile üretilir.
Pulsed dye lazer (PDL) - 585-595 nm
QS ruby - 694 nm
QS alexandrite - 755 nm
QS neodymium (Nd):yttrium-aluminum-gaürünet (YAG) - 1064 nm
Erbium:YAG - 2490 nm
CO2 (pulsed) -10,600 nm
* Pulse lazer sistemleri ,çok uzun pulse süreli (40-45 milisaniye - PDL lazerlerde olduğu gibi) olabildiği gibi, quality-switched (QS) lazerler gibi oldukça kısa pulse süresine (5-100 ns) sahip olabilirler.

Hangi cilt hastalıkları lazer ile tedavi edilebilir?
Lazerler derideki yüzeyel damarsal anomalileri, ''Portwine Stain" lekeleri, derideki kılcal damar genişlemeleri, hemanjiomları, varisleri, piyojenik granülom, kaposi sarkomu ve bir çok damarsal hastalığı tedavi etmek amacıyla kullanılabilir. Argon, APTD, KTP, Kripton, Copper bromid, Pulse dye lazer ve Nd:YAG lazerler bu durumları tedavi etmek amacıyla kullanılabilir. CWArgon lazerler, spesifik olmayan yüksek bir ısı hasarı yaparak iz bırakabildiklerinden, yerlerini sarı ışıklı quasi-CW ve pulse lazerlere bırakmıştır.

Pulse lazerler damarsal hastalıkların tedavisinde ilk seçenektir, çünkü etkinlikleri iyi ve yan etkileri minimaldir. 5-10 mm gibi geniş başlığa sahip olup, geniş alanları kolaylıkla tedavi edebilme özelliğine sahiptirler. Operasyon sonrası yaygın purpura (morarma) 1-2 hafta kadar sürer ve bazen geçici renk değişiklikleri olabilir. Kabuklanma, deride doku değişiklikleri ve yara izi nadiren oluşabilir.
Yeni geliştirilen V-beam ultralong pulse lazerler yüksek bir enerjiyi uzun bir sürede hedef doku olan damarlara ulaştırır ve aynı seviyede bir damar hasarı oluşturur. Eski pulse dye lazerlerdeki purpura (morarma) yan etkisi daha düşüktür. Dinamik soğutma sistemi sayesinde, yüksek enerji kullanılmasına rağmen uygulama konforlu, güvenli ve etkilidir.
Quasi CW lazerler etkili sonuç verirken, derin yara izi oluşturabilirler. Oldukça sık görülen yan etkiler, hafif kızarıklık, ödem ve geçici kabuklanmadır.
Lazer olmayan intensive pulse light (IPL) cihazları da, damarsal hastalıkları tedavi etmek için kullanılabilir.

Ciltteki renk değişiklikleri ve dövmeler
Melanine (deriyi boyayan pigment (boya) maddesi ) duyarlı ve yüksek enerjili QS lazerler, derideki bir çok renk değişikliğini azaltır veya tamamen ortadan kaldırır. Çiller, doğum lekeleri, bazı doğumsal kahverengi ve mavi benler, Ota/Ito nevüsleri (benleri), Becker nevüsleri (benleri) lazer ile tedavi edilebilir. "Short pulse" olan lazerler, enerjilerini etkin bir şekilde melanin içeren melanozom denen organellere iletirler ki bunlar melanosit denen pigment hücreleri içinde bulunurlar ve de deriye rengini verirler. Lazer tedavisinin başarısı melaninin derinliğine ve lekenin tonuna göre değişir.
Yüzeyel yerleşen pigmentler kolay tedavi edilirken, derin pigmentli durumlarda "long pulse" lazerlerle tedaviye ihtiyaç duyulur. Özellikle koyu tenli kişileri tedavi ederken, kalıcı beyaz lekelerin oluşabileceği göz önünde bulundurulmalıdır.
Görünümü sıradışı olan her türlü ben ya da lekeye lazer tedavisi yapılmadan önce, biyopsi alınmalı ve mikroskop altında patolojik inceleme yapılmalıdır. Doğuştan olan kahverengi benlerin lazer ile tedavisi tartışmalıdır. Lazerlerin uzun süre kullanımının melanom denen cilt kanserini tetiklediğine dair bir bilimsel veri olmamasına rağmen, bu riskin oldukça düşük olsa da varlığı gözden kaçırılmamalıdır.
QS lazer sistemleri seçici olarak, deriye zarar vermeden, dövme boyasını harap eder. Harap olan melanin pigmenti, daha sonra lökosit ve makrofaj dediğimiz hücreler tarafından deriden uzaklaştırılır. Lazerlerin seçimi boyanın rengi, derinliği ve kimyasal yapısına göre değişir. 2-10 arasında seans gerekebilir. Sarı, turuncu ve yeşil renkli dövmelerin tedavisi daha zordur.
Siyah: QS ruby, alexandrite or Nd:YAG
Mavi yeşil: QS ruby, alexandrite
Sarı, turuncu, kırmızı: QS Nd:YAG or PDL
Diğer lazer tedavilerinde olduğu gibi bu tedavilerde de renk değişiklikleri, derin yara izleri oluşabilir.

Epilasyon
Lazer tedavisi aşırı kıllanma (hirsutizm) durumlarını tedavi etmek amacıyla kullanılabilir. Lazer tedavisi koyu renkli kılları kolaylıkla ortadan kaldırır, bu kılların yeniden çıkması 3-6 ayı alabilir. Bölgelere göre değişen oranda, çok sayıda tedavi seansı gerekebilir. İğneli epilasyona göre bu yöntem, daha az ağrılı ve hızlıdır. Yan etkiler nadirdir; fakat tedavi edilen alanlara yakın bölgelerde ince tüylerde artış ve uzama olduğu bilimsel yazılarda yayınlanmıştır.
Long pulse diod, alexandrite, ruby ve Nd:Yag lazerler ve lazer olmayan IPL ışığı, tedavide kullanılabilir.

Yüz kırışıklıkları, skarlar ve güneş hasarları

Yüzde lazer resurfacing yapmak için; yüksek enerji, pulse süresi çeşitliliği ve "scanner"ı bulunan lazerler kullanılır. Pulse Co2 ve erbium:YAG lazerler yüz kırışıklıkları, sivilce izleri ve güneş hasarına bağlı gelişen bulguları azaltmak veya ortadan kaldırmak konusunda başarılıdır. Diğer yüz yenileme tedavilerine göre, yüksek enerjili pulse ve "scanner"lı lazerler, genellikle tedavide altın standart oluştururlar. Co2 tedavisi alan hastalarda, tipik olarak % 50 oranında iyileşme görülür. Ameliyat sonrası ağrı, hassasiyet, kırmızılık, şişlik ve derin yara izi kalabilir. Hassasiyet ve kızarıklık bir kaç ayda geçer.
Herpes (uçuk) gibi ikincil deri enfeksiyonları ( uçuğun operasyon sonrası alevlenmesi... ), yara iyileşene kadar söz konusu olabilir. Koyu renkli kişileri tedavi ederken uzun süren veya kalıcı olabilen renk değişikliklerine yol açabileceği göz önünde bulundurulmalıdır.
Erbium:YAG lazerlerin Co2 lazerlere benzer etki ve yan etkileri vardır. Yan etkilerine ve uzun iyileşme süreçlerine rağmen, bu lazerler iyi kullanılırlarsa mükemmel sonuçlar oluştururlar.
Son zamanlarda, dermatolojik uygulamalarda rol alan non-ablatif soyma yapmayan lazerlerin derinin orta tabakası olan dermiste bir yenilenmeye yol açtığı bilinmektedir. Non ablatif lazerler, dermisteki kollajeni yüzeyde herhangi bir hassasiyet oluşturmadan ısıtırlar. Deri üzerindeki hücrelere zarar vermemesi, soğutma sistemlerine bağlıdır. Derideki yenilenme için çok sayıda tedaviye ihtiyaç vardır.

Keloid ve hipertrofik skarlar

Keloid ve hipertrofik skarların tedavisi zordur ve de geleneksel tedaviler genellikle başarısızdır. Co2 ve erbium:YAG gibi lazerler klasik cerrahiye göre daha avantajlıdır. Son zamanlarda pulse dye lazerler de bu durumların tedavisinde kullanılmaktadır. Bu tedavilerin kortizon enjeksiyonları ile birlikte uygulanması iyi sonuç verir. Yapılan seanslar keloidin kızarıklığını, yüzeyini ve sertliğini iyileştirir.

Lazerlerin diğer kullanımları nelerdir?

Lazerler bazen siğillerin tedavisinde kullanılabilirler (Özellikle Co2 ve pulse dye lazerler) . Ama bu uygulamaların klasik lazer tedavilerine bir üstünlüğü yoktur.
Co2 lazerler, seboreik keratoz ve deri kanserlerini de tedavi etmek için kullanılabilirler. Ancak geleneksel cerrahi ve koterizasyon daha ucuz bir tedavi yöntemidir.
407-420 nm dalga boyundaki mavi-mor ışık, sivilce tedavisinde kullanılır; çünkü bu ışık sivilceye neden olan "Proprionibacterium acnes" adlı bakteriye toksik etki gösterir.
308 nm dalga boyunda ışık üreten excimer lazerler ise, sedef ve vitiligo hastalıklarının tedavisinde kullanılabilir. Bununla birlikte bazen su kabarcıklarına yol açması, tedaviyi zorlayan bir durumdur.

Lazer güvenli midir?
Lazerlerin güvenliği hangi lazer sisteminin kullanıldığına ve de lazer ayarlarına bağlıdır. Aşağıdaki şartlar bu güvenliği olumlu yönde etkileyebilir:
İyi eğitilmiş eleman
Hasta ve çalışanların lazer gözlükleri ile korunmuş olması
Lazer odalarının kapısında uyarı yazısının bulunması
Odalarda yansıma yapan cihazların kullanılmaması
Odalarda yanıcı materyallerin bulunmaması
Lazerlerin Yan Etkileri Nelerdir?
Lazerler deride yanık reaksiyonuna neden olabilirler. Bu durumlarda aşağıdaki yan etkiler oluşabilir:
Geçici ağrı, kızarıklık, morarma, su toplanması ve kabuklanma
"Herpes simpleks" denen uçuk virüsünün aktive olması
Kalıcı olabilen beyaz veya deriden koyu olabilen cilt lekeleri
Oldukça az olmak üzere, kalıcı yara izi

Geri Dön