Makyaj

Makyaj, en genel anlamı ile, yüz ve cildin, güzelleştirme amacı ile çeşitli kozmetik ürünlerle boyanmasıdır. Ancak bunun yanında, sinema ve tiyatroda, artistik efektlerle, vücut ve yüz hatlarının değiştirilerek yeni karakterler oluşturulmasında; cicili bicili masal prenseslerinden korkunç uzay yaratıklarına değişik tiplemeler yaratılmasında, katkısı büyüktür.

Makyajın tarihçesi, kozmetikler gibi çok eskilere dayanır. Milattan 3000 yıl evvel, Mısırlılar dudaklarına ruj, gözlerine boya (kurşun, antimon, bakırtaşı gibi maddeler kullanarak) sürerlerdi. Doğudan baharat ve ipek taşıyan kafilelerle, bu gelenekler, Avrupa'da, önce Grek ve Roma Uygarlıkları'na yayıldı.

1. yüzyılda, Néron ve Poppée; tenlerini üstübeç ve tebeşirle beyazlatırlar, gözlerine sürme çeker, dudaklarına ruj sürerlerdi. Bunların Tüm Avrupa'ya , özellikle kuzey ülkelerine yayılması, Haçlı Seferleri sonrası gerçekleşti. 13. yüzyıldan itibaren, soylular, saç boyası, fondöten ve parfüm kullanmaya başladılar. 16. yüzyılda ise; kadınlar üstübeç ile yüzlerini pudralayıp, bitkisel karışımlarla dudaklarını kırmızıya boyuyorlardı.

17. yüzyıldan itibaren, asillere özgü kullanımından dışarı taşarak, makyaj, tüm sosyal sınıflar arasında yaygınlaşmaya başladı. Modern makyaj ise, asıl " sinema " nın etkisi ile, 1920'lerde popülerleşti.

19. yüzyıla kadar, zararlı kimyasallar ( kurşun gibi ) içerebilen makyaj malzemeleri; günümüzde,son derece ileri tekniklerle laboratuarlarda test edildikten sonra, piyasaya sunulmaktadır. İleri derecede hassas ciltler için, antiallerjik veya organik yapılı bileşiklerin kullanılması, bir taraftan seri üretimlerle maliyetin düşürülmesi sonucunda, tüketici popülasyonu giderek genişlemektedir.

Bize de; ten rengimize, yüz hatlarımıza ve de en önemlisi tabii ki zevkimize uygun malzemeleri seçip, aynanın karşısında 10-15 dakika oyalanmak kalıyor artık…Biz kadınlar, genelde pek sevmeyiz ya bu işleri…

Günümüzde, tüm kozmetik dünyasında olduğu gibi, makyaj malzemelerinde de inanılmaz bir çeşitlilik mevcuttur. Bunlar, kullanım bölgelerine göre şu şekilde sınıflanabilirler:

Yüz Cildi
Kapatıcı, fondöten, pudra, allık

Gözler
Göz kalemi, eyeliner, maskara, far

Dudaklar
Dudak kalemi, ruj, dudak parlatıcı

Tırnaklar
Oje, tırnak cilası, takma tırnaklar, beyaz tırnak kalemi

Vücut
Yapıştırılan, geçici dövmeler, takılan ve yapıştırılan takı ve taşlar, vücut boyaları ve fondöten

Bu malzemelerle makyaj yaparken, bir takım küçük araç gereçler de bize yardımcı olur: Makyaj aksesuarları. Çeşitli boyutlarda fırçalar, tırnak makasları, kirpik kıvırıcılar, makyaj temizleme mendilleri ve pamukları, pudra uygulama pedleri bu gruba dahil edilebilir.

Madem ki hazırladık bütün malzemeleri, sade bir makyaj yapalım mı ne dersiniz? Bu arada birkaç önemli ipucunu gözden kaçırmamalıyız. En başta mutlaka gözaltı morlukları ve sivilce gibi pürüzlü yüzeyler kamufle edilmelidir. Başarılı bir sonuç için, o günkü kıyafetlerimizdeki renk tonları göz önünde tutulmalıdır. İlk önce cildin temizlenmesi ve nemlendirilmesi şarttır. Gözleri daha büyük göstermek için, kirpik diplerine siyah veya kahverengi göz kalemi ile, ince bir hat çekilebilir, göz ucundan da biraz taşırılabilir. Alt kirpiklerin diplerine de, ince bir hat çekilebilir. Yuvarlak bir yüzü daha ince göstermek için allık, elmacık kemiklerinin altından şakaklara doğru ve bizzat şakaklara sürülmelidir. Mutsuz ve yorgun görünmek istenmiyorsa; üst göz kapaklarına açık renk far sürülüp, alt tarafına doğru koyu renk uygulanmalıdır. Allık sürerken, yanaklarınızı şişirip en kabarık bölgelere uygulamak, pratik bir yöntemdir. En sonunda, iki burun kanadına da hafifçe uygularsanız daha doğal bir görünüm elde edersiniz.

Makyaj aslında sihirli bir oyundur. Kişi kendisine, duygularına hitap eden ve ruhunu yansıtan bir tarzı tercih etmelidir.( Alıntı ).

Sade bir makyaj uygulaması:
Yüz, su ve temizleyici kozmetikler yardımı ile arındırıldıktan sonra, cilt tipine uygun bir kremle nemlendirilir. Çünkü, iyi nemlendirilmiş bir cilt, makyajı daha uzun süre taşıyabilir. Nemlendirme işleminden sonra, cilt tamamen kuruyunca, kapatıcı kozmetik, lekeli bölgelere ve sivilce vb. pürüzlü yüzeylere uygulanır. Sonrasında ise, tüm yüze fondöten sürülüp, pudra ile sabitlenir.

Yüz tipine en uygun şekilde, ince tüylerin yönünde, uyumlu fırça darbeleriyle uygulanan allık da vazgeçilmezler arasında… Göz makyajına gelince; önce göz farı, koyu tonları dış kenarlara gelecek şekilde, üst göz kapaklarına uygulanır. Ardından, göz kalemi veya eyeliner ile göz hatları belirginleştirilir. Üst kirpiklere uygulanan rimel ile ( alt kirpiklere uygulamayı, bakışları aşağı çektiğinden pek tercih etmeyiz ), göz makyajına son nokta konulur.

Dudaklarda ise en önemli nokta, rujdan evvel, bir ton açık kalem ile dudakların çerçevelenmesidir. Kullandığımız allık, far, göz kalemi ve kıyafetimiz ile uyum sağlayacak bir ruj da sürdük mü? Şöyle bir yan bakış aynaya… Ünlü şairin dizeleri yine aklımızda:

Bir elinde cımbız,
Bir elinde ayna…
Umurunda mı dünya?

Kalıcı Makyaj
Kalıcı makyaj; ince, steril ve tek kullanımlık bir iğne ile, doğal ve mineral renklerin (mikropigmentlerin) ki bunlar koku ve katkı maddesi içermezler; deri yüzeyinin hemen altına aşılanmasına verilen addır. Uzun yıllar ( genelde 3 – 5 yıl ) ciltte kalarak, doğal görünümünü korur. Sağlıklı ve hijyenik bir ortamda, gereken özen gösterilir ve temizliğe önem verilirse güvenli bir uygulama olabilir. Kullanılan pigmentlerin tümü doğaldır, ayrıca cerrahi eldivenler, enjektörler gibi malzemeler de tek kullanımlık ve sterildir. Böylece, işlem sırasında herhangi bir hastalığın bulaşma riski en aza indirgenir.

Daha çok kozmetik dövme sayılabilecek bu işlem sayesinde; kaş, göz çizgisi veya dudaklarda doğal cildinizle uyumlu estetik değişiklikler yaratılabileceği gibi, bazı ufak kusurlar kapatılabilir veya şekil bozuklukları giderilebilir. Doğal görünmesi yanında; makyajı tazeleme, yenileme, ekleme gibi dertler ortadan kalktığı için, zaman ve para tasarrufu da sağlar. Bu nedenle hemen hemen herkese uygundur aslında…

Ancak şu gruplar için daha öncelikli olduğu düşünülmektedir:

  • Zamanı kısıtlı, çalışan kadınlar
  • Seyrek, çok açık renk ya da yarım kaşları olan kadınlar
  • Hassas gözleri olan kadınlar
  • Seyrek kirpikleri olan kadınlar
  • Lens kullanan kadınlar
  • Göz bozukluğu olan kadınlar
  • Kozmetik ürünlerine alerjisi olan kadınlar
  • Artrit vb. hareket sistemi hastalıklı kadınlar
  • Parkinson vb. nedenlerle elleri titreyen kadınlar
  • Genellikle stresli veya ağır işleri olan kadınlar
  • Atletler, sporcular
  • Profesyonel hayatta sürekli iyi görünmek zorunda olanlar
  • Yüzlerinde bulunan asimetrik hatlardan kurtulmak isteyenler

Kalıcı Makyaj Uygulaması:
Çoğu kişi uygulama anını hafif bir batma hissi olarak tarif eder. Kişinin ağrı duyarlılığı ve uygulayıcının el hafifliğine göre farklılıklar gösterecek minimum bir rahatsızlık söz konusudur. Bunları en aza indirgemek ve müdahale edilen bölgeyi uyuşturmak için, yüzeysel anestezi yapılabileceği gibi, bir doktor ya da dişçi gözetiminde lokal anestezi de yapılabilir. İşlemin süresi; kişinin hassasiyetine, cildin nemine, yoğunluğuna, elastikiyetine göre değişebilir. Ortalama süre 2-3 saat kadardır.

Bir set mikro steril iğne; kalıcı renk karışımına batırılarak, kişinin istekleri doğrultusunda cilde uygulanır. Taze pigmentler, iğneler vasıtasıyla cildin üst tabakasına zerk edilir. Dövme uygulamasının aksine, cilt hafifçe kaldırılarak işlem yapıldığından, daha ağrısız gerçekleşir. Yine aynı nedenle; ciltteki travma da çok daha çabuk iyileşir. Uygulama sonrasında, çoğu kişi normal hayatına derhal devam edebilir.

Uygulamanın tam anlamıyla kalıcı olması için bazı şeylere dikkat edilmelidir. Güneşin UV ışınlarına fazla maruz kalmak ya da solaryum seansları, cildin fazla kuru olması, bazı uyuşturucular ve sigara; kalıcılığı olumsuz yönde etkileyen faktörlerdir. Alfa- hidroksi- retinol ve glikolik asit, kalıcı makyaj uygulanan bölgelerden uzak tutulması gereken maddelerdir. Aksi halde etkisi azalabileceğinden, ilk zamanlarda ekstra bakım gerekebilir. Göz kapaklarına güneş korumalı krem kullanmak, güneş gözlüğü takmak, dudaklara koruyucu faktör sürmek gibi bazı önlemler makyajın kalıcılığını artıracaktır.

Kalıcı makyajın gözler, kaşlar, dudaklardaki etkileri:

Kaş şekillendirme uygulaması:

  • Uzun bir suratı daha oval gösterebilir.
  • Yuvarlak bir suratı daha dar gösterebilir.
  • Bitişik gözleri daha ayrık gösterebilir.
  • Ayrık gözleri daha yakın gösterebilir.
  • Şekilli gözlere vurgu verebilir.
  • Seyrelmiş kaşları gür gösterebilir.
  • Bozuk kaş şekli, kaş yayı vurgulanarak güzelleştirilebilir.
  • Kaşların yoğunluğu artırılabilir.
  • Kaşı dökülenlere yeni kaş yapılabilir.

Eye-liner uygulaması:

  • Fazla büyük gözleri normalleştirebilir.
  • Bitişik gözleri daha ayrık gösterebilir.
  • Küçük gözleri daha büyük gösterebilir.
  • Silik, iddiasız gözleri belirginleştirebilir.

Dudak şekillendirme uygulaması:

  • Dudakları daha net çerçeveleyebilir.
  • Düzensiz dudak çevresini düzeltebilir.
  • Dolgun dudak görünümü sağlayabilir.
  • Yara izlerini kamufle edebilir.
  • Dudak şeklini vurgulayabilir veya değiştirebilir.

Geri Dön